Birçok binici ılık veya sıcak havaları tercih eder ama ben
öyle değilim. Mükemmel biniş sıcaklığı benim için 18 derece civarıdır.
O sıcaklıklar hem rahat hem güvenli yolculuklar yapmama
elveriyor. Korumalı ceket, kapalı kask, tam parmaklı motosiklet eldiveni,
ayak bileğini aşan çizme ve iyi havalarda deri pantolon üstlüğü ya da kışın
yalıtımlı tekstil pantolon giyebiliyorum.
Tamam, itiraf ediyorum, derinin biniciye çok yakıştığı su
götürmez (üstelik seksi de duruyor), ve Chesapeake yöresine has Eski Körfez
Terbiyesi’nin karides ve yengeçlerimizle birlikteliği ne kadar etkili
sonuçlar doğruyorsa deri kıyafetle motosikletin birlikteliği de o kadar
etkili sonuçlar doğuruyor. Ama buralarda yazın hava son derece sıcak ve
rutubetli oluyor. Tepeden tırnağa deri giyinmek söz konusu bile değil.
Birkaç istisnayı saymazsak deri kıyafetleri daima siyah
yapıyorlar. Deri sözde “nefes alan” bir malzeme olsa da sıcak ve rutubetli
bir günde bacaklarım deri içinde aşırı sıcaklıyor. Tamam, üstüne delik
açılmış deriler de var ama o yavruların kaç para olduğunu hiç gördünüz mü?
Ayrıca hava alan fileli pantolonlar neden istisnasız siyah oluyor?
Sıcak havada insanı serin tutsun diye yapılan bir ürünün
siyahtan başka renginin olmamasına hiç anlam veremiyorum ben. Üstelik benim
gibi azıcık uzun boylu ve ince yapılıysanız Allah kolaylık versin!
Motosiklete binince paçaları kaval kemiğinize çıkmayan bir pantolon bulun
bulabilirseniz.
Beli 36, bacak boyu 32 inç olan çok pantolon var ama siz
kolaysa rakamları ters çevirip beli 32, boyu 36 inç olanından bulun! Neyse,
bu kadar kendimden bahsettiğim yeter.
Bir keresinde hava sıcaklığı ve rutubet AŞIRI artmıştı da
deri pantolonumun yerine BİR KERECİK kot giymiştim. Pantolonun içine bol bol
hava girmesi sayesinde 10 dakika kadar epey rahat etsem de kendimi çok
savunmasız hissetmiştim.
Velhasıl, Draggin’ Jeans’in varlığından haberdar olduğumda
(Fast Company sayesinde) ürünlerini daha yakından tanıma arzusu uyandı
içimde. Bana kalsa tepeden tırnağa koruma kuşanıp armadillo misali dolaşırım
ortalıkta, ama her seferinde o kadar malzeme kullanmak pratik olmuyor. Bir
orta yol bulmak lazım.
Ara sıra eşim de benimle birlikte geliyor ve vardığımız
yerde fazla göze batmak istemeyebiliyoruz. İşte bu tam Draggin’ Jeans’e göre
bir vazife. İsteğe göre takılabilen koruma parçaları yerindeyken bile
sokakta giyilen ortalama kot pantolondan ayırt etmek zor oluyor.
Draggin’ Jeans’in kalça ve diz bölgelerinde sürtünmeye
dayanıklı özel DuPont Kevlar astar mevcut. Arka koruma, kemer kısmındaki
dikişlerden başlayıp kalçanıın aşağılarına kadar uzanıyor. Diz kısmı da
dizlerin biraz üstünden kaval kemiğinin ortalarına kadar uzanan Kevlar’la
korunuyor. Pantolonlar makinede yıkanabiliyor.
Fast Company, hem motosikletlere hem arabalara meraklı Hal
Baxter tarafından kurulmuş. Kamyonete bağlanıp kıç üstü sürüklenen adamı
hepiniz görmüşsünüzdür eminim. Orada “kıçını tehlikeye atan” Hal işte.
Rivayete göre rengârenk kıyafetleriyle dondurmacıya giden Hal ve arkadaşları
orada bir çocukla karşılaşmışlar. Çocuk onları palyaçoya benzetince de
Draggin’ Jeans fikri doğmuş.
Tekstil mühendisliği eğitimi gören Baxter doğaldır ki kumaş
temelli bir çözüm bulmuş. Birkaç deneme yaptıktan sonra kalça ve diz
bölgelerini Kevlar’la takviye etmekte karar kılmış. ABD Patent Dairesine Kot
kumaşından pantolon, ceket ve tişörtlere Kevlar uygulamaya yönelik patent
başvurusunda bulunmuş ve patentini almış. Hal 2 Ekim 2001’de en sevdiği şeyi
yaparken, yani arkadaşlarıyla motosiklete binerken aramızdan ayrıldı
maalesef, fakat şanı yaşıyor.
Fast Company gerek “gerçek dünya” gerek laboratuvar testleri
yardımıyla devamlı surette kendini geliştirmeye gayret eden bir şirket.
Artık meşhur olmuş “kamyonete bağlayıp sürükleme” numaralarını sık sık yarış
ve rallilerde sergiledikleri görülüyor.
Eşim
ve ben geçen eylül ayında “Classic” model pantolonlarından (89,95 dolar)
sipariş ettik. Ayrıca isteğe bağlı alınan CE onaylı Draggin’ diz koruması da
(22,95 dolar) getirttik.
Fast Company’nin korumaları İngiltere’de Knox tarafından
üretiliyor ki bu marka koruma dalında dünya lideri. Eşimin kotu birkaç günde
geldi fakat 36 inçlik bacak boyu yüzünden benimkinin gelmesi biraz daha uzun
sürdü. Çok uzun bacaklarım vardır, bu yüzden 36 inçlik bacak boyu için özel
sipariş verebilmek benim için bir diğer artı puandı.
Fotoğraflarda pek belli olmasa da Draggin’ Jeans’te
kullanılan kot kumaşı normalden ağır. Pantolonların genel kalitesi de
mükemmel.
Eşimin pantolonu tam oldu, benimkinin bel ve kalça
bölgesiyle beklediğimden biraz bol geldi. Kalitesinden o kadar etkilendik ki
kızımızla nişanlısına Noel’de hediye etmek üzere korumalı birer pantolon
daha sipariş ettik. Pantolonun bel ve kalçası benim gibi ince yapılı olan
kızıma da biraz bol geldi.
Peki pantolonun yol performansı nasıl? Dört yıldır giydiğim
deri pantolon üstlüğüne göre çok daha serin tutuyor. Cildi rahatsız etmiyor,
motorcu ceketimi çıkarınca da görünümünün normal sokak pantolonundan farkı
kalmıyor. Sıcak günlerde korumaların dizlerimi biraz terlettiğini
gözlemledim.
Dizlerin iç kısmına cırtcırtla iliştirilen korumalar
dizlerime temas ediyor. Başlarda bunun rahatsızlık vereceğini düşünmüştüm
ama sorun olmadı. Ekstra Kevlar katından dolayı pantolonun arka kısmı
ısınabiliyor ama arka tarafımı bir müddet seleden kaldırmak serinletmeye
yetiyor. Paçaları touring tarzı uzun konçlu çizmelerimi sıkıca sarıyor,
yukarılara tırmanmaya da kalkmıyor. Yaşasın!
Sonuç
Motosiklete kotla binmeyi seven ama eften püften standart kot kumaşlarından
daha sağlam bir şey arayan motosikletçiler için Draggin’ Jeans iyi bir
alternatif. Ayrıca bir yere deri veya diğer bariz motosiklet kıyafetleriyle
varmak istemediği halde “temel bir korumam olsun” diyenlere de çözüm sunuyor.