wBW
Ürün
İnceleme Ana Sayfası |
Kullanıcı Yorumları (Aşağıda)
Yazan: webBikeWorld’den Rick K.
Çeviren:
motordelisi.com’dan
Jagadam
Sitemize hoş geldiniz Türk dostlarımız. Umarız yazımızı
beğenirsiniz.
Elimi alnıma Schuberth J1’i ilk gördüğümdeki kadar sert
vurduğum pek az vaki olmuştur. Ben niye düşünememiştim ki bunu?
J1 açık bir kask, ama sürücünün çenesini koruyan ve takılıp
çıkarılabilen bir çubuğu var. Zaten böyle bir şeyi ancak Schuberth gibi bir
babayiğit akıl edip piyasaya çıkarabilirdi.
Daha önceki incelemelerimizde
Schuberth’in
S1 ve çenesi açılır
C2 modellerine çok da ayılıp bayılmadığımız hepinizin malumu.
İncelemeler hoşunuza gitmediyse kusura bakmayın ama biz lafımızı sakınmayız.
Burada olmamızı ve sitemize bir kez uğrayanın gelmeye devam etmesini buna
borçluyuz zaten.
Ama eski haberleri boş verin şimdi. S1 ve C2’yi beğensek de
beğenmesek de Schuberth’in dünyanın en yenilikçi tasarımlarına sahip olduğu
su götürmez.
Verdiğimiz hükmü görmek için Schuberth J1 incelemesini
sonuna kadar okumanıza da gerek yok, işte peşin peşin söylüyorum: Beğendik.
Çok beğendik.
J1’in de birkaç kusuru var elbette ve onlardan da söz
edeceğim, fakat tasarımın avantajları daha kaskı kafama taktığım an gün gibi
meydana çıktı.
Kaskın Ağırlığı
J1’in ağırlığından başlayalım, daha doğrusu hafifliğinden, ki bu da
tasarımdan ileri gelen avantajlardan biri. Açık kasklar doğal olarak kapalı
kardeşlerinden (genellikle) daha hafif olurlar. Fakat bunun karşılığında
koruma potansiyellerinden önemli ölçüde fedakârlık ederler. Bana kalırsa
böyle bir taviz vermeye değmez.
Motosikletten düşersem asfalta yapışacak ilk yerlerimden
biri yüzüm olacaktır büyük ihtimalle. Bu yüzden 360 derecelik koruma
sunmayan bir kask takmak abesle iştigal gibi geliyor bana.
Fakat bazı binicilerin kapalı kask takınca bunalabildiğinin
farkındayım. Hakeza, touring motosikletlerinin geniş ön camının ardında açık
kask daha rahat olabiliyor.
Bizdeki XL ebadındaki J1, 1480 gram (3 libre, 4,25 ons)
geliyor. Yani bu yazıyı yazana kadar denediğimiz kaskların en hafiflerinden
biri. Ayrıca Schuberth’in XL ebadı için bildirdiği 1485 gramlık ağırlıktan
da 5 gram daha hafif. Bundan hafif bir iki kapalı kask vardı aslında, ama
işe yarar bir kaskın Schuberth J1’den çok da hafif olmasına pek imkân yok.
J1 ele alındığında çok hafif geliyor ve eminim L ve daha
küçük ebatlardaki J1’ler görüp görebileceğiniz en hafif kasklar arasındadır.
wBW
Kask Ağırlıkları sayfamızdaki kaskların ağırlıklarına göre
karşılaştırıldığı tablo ve çizelgeye bakarsanız Schuberth J1’in veri
tabanımızdaki 55’i aşkın kask arasında ne durumda olduğu hakkında daha iyi
bir fikir edinebilirsiniz.
Şekil ve Kafaya Uyum
Geçmişte Schuberth kasklarının tuhaf şekillerinden şikayet ettiğimiz oldu
fakat J1 daha “normal” bir iç profile sahip gibi görünüyor. Benim “dünya
gibi kutuplardan basık” yuvarlak kafama daha rahat uydu ve Schuberth’in
kullandığı standart kafa şekli gibi görünen o karakteristik “çene ezen”
profile sahip değil.
Bir yıl içinde çok kask deniyoruz ve doğruya doğru,
Schuberth’in kaskları kafada denediğim diğer her şeyden farklı duruyor. S1
ile C2’nin yeterince esneyip binicinin yanakları için yer açmasını
engelleyen katı çene parçası J1’de yok, bu yüzden J1 kafada biraz daha rahat
durabilir.
Çene çubuğu yerine takıldığında J1 fark edilir ölçüde
daralsa da Schuberth’in diğer modellerine göre biraz daha geniş bir profile
sahip gibi görünüyor. Yani J1’in “uzun oval” denilen şekilden yuvarlak
şekillere kadar daha fazla kafa şekline uygun olması muhtemel.
Her şeyden önemlisi, bir keresinde J1’i saatlerce kafamdan
çıkarmama rağmen hiçbir şikayetim olmadı. XL boyu, olması gereken ebatta
veya yarım boy kadar daha büyük gibi geldi bana. Modelin bütün boylarının
üstlerinde yazan ölçülerle tutması muhtemel.
Unutmadan, kaskın kafaya düzgün uyması rahatlık ve emniyet
açısından çok önemli. Kendi kafa şeklinize uyacak kaskı bulmanıza yardımcı
olacak bilgileri
wBW
Kasklar Hakkında Sık Sorulan Sorular sayfamızda bulabilirsiniz.
Yüz Siperi
Schuberth J1 koca, saydam yüz siperi sayesinde çok geniş ve yüksek bir görüş
alanı sağlıyor. Neredeyse hiç engellenmemiş bir görüş, biniciye öyle bir
rahatlık ve güven veriyor ki inanılır gibi değil. O kadar çok motorcuyu açık
kask tercih etmeye iten sebeplerden birini daha biliyorum artık. Dar ve ince
bir göz açıklığından dışarıyı gözetlemek zorunda kalmamak insana ferahlık
veriyor.
Yüz siperinin yedi belirgin kademesi var. İlk ikisi saydam
yüz siperini azıcık kaldırıyor ve bu sayede içeri büyük miktarda serin hava
girip yanlardan esiyor. Diğer beş kademe daha geniş aralıklara sahip ve yüz
siperinin normal şekilde kaldırılmasına yarıyorlar. Gerçi kapalı kask
siperlerine göre çok daha yüksek (uzun) olduğu için, bu yüz siperi yarıya
kadar kaldırıldığında kep siperliği misali kasktan ileriye doğru uzanıyor.
Saydam yüz siperi aynı zamanda çok da geniş ve kaskın göz
hizasındaki geniş kesitini kaplıyor. Göz açıklığı yanlarda göz hizasına
erişecek kadar derin tasarlanmış, bu da mükemmel bir çepeçevre görüş imkânı
sağlıyor. Trafiğe karışırken ya da şerit değiştirirken kafayı yana çevirip
şöyle bir bakmak tam bir keyif. Bu kadar engelsiz bir görüşe hiç şahit
olmamıştım, bu da elbette güvenliği arttıran bir etken.
J1’in aerodinamik profili, Schuberth’in bu alanda da ödevini
yaptığını gösteriyor. Başı bir sağa bir sola çevirerek iki yanımızı kontrol
ettiğimizde neredeyse hiç kıpırdamıyor, bu da biniciye büyük güven veriyor.
Gürültü
Schuberth’in daha önce denediğimiz kaskları içeri aldıkları gürültü
seviyesiyle bizi hayal kırıklığına uğratmışlardı, ama J1 bizde şaşkınlık
uyandıracak kadar iyi çıktı. J1’in denediğim en sessiz kask olduğunu
söyleyemem, ama açık sayılabilecek bir kaskın çok daha gürültülü olmasını
beklerdim. Aerodinamik özellikler ve sade dış kabuk, havanın fazla sağa sola
sataşmadan akıp gitmesini sağlıyor.
Gerek ön camı olmayan yeni Ducati GT1000’imizin gerekse
yarım camlı Triumph Tiger’ın üstünde durum böyle. Halbuki Triumph normalde
kaskın dibine büyük miktarda hava yönlendirir, o hava da epey türbülans
gürültüsüne sebep olur. Fakat iki motosikletteki gürültü seviyeleri arasında
fazla fark yok.
Motosiklet kullanırken daima kulak tıkacı ve takke tipi kask
içliği takarız. Kulak tıkacı seçimi ve kullanımı hakkında daha fazla bilgi
edinmek için
wBW
Kulak Tıkaçları ve İşitme
Koruma sayfamıza bakın.

Schuberth J1’in Çene Koruyucu Çubuğu
Biraz da kaskın en yenilikçi parçasından söz edelim: Takılıp çıkarılabilen
çene çubuğu bu, ya da Shuberth’in deyimiyle “çene koruyucu kıvrık çubuk”.
Çene koruyucu çubuk metal değil. Bir tür plastikten yapılmış. Uçları kaskın
iki yanındaki yuvalara sokuluyor ve kolayca yerine geçiyor. Kaskı bir elle
arkadan desteklerken çene koruyucu çubuğu güzelce itmek pratik bir takma
yöntemi. Çene koruyucu çubuk düzgünce yerine geçirildiğinde kilit
mekanizması kendine has bir ses çıkarıyor.
Koruyucu çubuk, kaskın iki yanındaki kırmızı sürgüleri
yukarı itmek suretiyle çıkarılıyor. Yaylı sürgüler yukarı itilirken koruyucu
çubuğun kasktan çekilmesi gerek, bu yüzden biraz ters geliyor fakat bu
numarayı öğrenmek uzun sürmüyor.
Çene koruyucu çubuğun iki ucunu ayrı ayrı çıkarmak da mümkün.
Kask kafadayken de değilken de çubuk çıkarılabiliyor. Ayrıca çubuk
takılıyken J1’i kafadan çıkarmak mümkün. Tam kapalı kask çıkarmakla çene
parçası kapalıyken çenesi açılır kask çıkarmanın karışımı bir hareket
gerekiyor. Fakat çubuğu yerinden çıkarmak o kadar kolay ki “kulağımızı ters
taraftan göstermeye” hiç gerek yok. Gerçi koruyucu çene çubuğunu kaybedersem
ne olur diye düşünmüyor da değilim.
Çubuk takılınca kaskın yanları biraz sıkılaşıyor. Yüz
siperinin koruyucu çubuğun tabanıyla temas ettiği yerden gelen lüzumsuz
herhangi bir ses duymadım. Yani Schuberth yine ödevini yapmış.
Schuberth’in kullanma kılavuzunda J1’in yeni tip çene
koruyucu çubuğa sahip tek “jet” tipi kask olduğunu iddia ediliyor.
“Özel bir plastikten yapılmış koruyucu çubuğun görevi, çene
kısmının herhangi bir darbeye maruz kalması durumunda ortaya çıkacak
kuvvetleri kask kabuğunun tamamına dağıtmaktır. Böylelikle yaratılan ek
güvenlik bölgesi, darbe kuvvetlerinin binicinin yüzünden uzak tutulmasına
yardımcı olur...” diyorlar.
Kaza esnasında koruyucu çubuğun bir şeye takılması
ihtimaline karşı da Schuberth şöyle diyor: “J1, belirli bir çekme kuvveti
aşıldığında koruyucu çubuğun kendiliğinden kasktan ayrılmasını sağlayan bir
mekanizmayla mücehhezdir. Bu mekanizma, kaskın başka bir cisme takılarak
boğaz ve boyun bölgesine lüzumsuz baskı yapmasına engel olabilecek
özelliktedir.” Ayrıca kaskın çubuktan tutarak taşınmaması konusunda
uyarıyorlar, özellikle de içine bir şey konulmuşsa. Zira ağırlık yüzünden
çubuk yerinden çıkabiliyormuş!
Schuberth şöyle bir uyarı daha yapıyor: “Çene koruyucu
çubuğun kullanılması, alışılmış jet tipi kasklara göre koruma derecesini
önemli ölçüde arttırsa da bütün tehlike ve riskleri bertaraf etmesi ve
koruma kabiliyeti açısından kapalı kaskların yerini tutması mümkün değildir.”
Pratikte koruyucu çubuğun takılıp çıkarılması hiç mesele
değil ve sürüş esnasında insan çubuğun varlığını unutuyor neredeyse.

Schuberth J1’deki Reflektörler
Boya ve Grafikler
J1’in halihazırda sadece üç rengi mevcut: Gümüşi, siyah ve mat siyah.
Bizdeki gümüşi versiyonun boyası dengeli uygulanmış ve görüşe bakılırsa
kalitesi yüksek, fakat son derece de sade. Yani şikayetimiz yok ama fazla
övmemiz de mümkün değil.
Kaskın önünde ve arkasında (yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü
üzere) bütünleşik reflektörler var. Bir reflektörse içliğin arka kısmına
dikilmiş (kask içliğinin sayfanın tepesindeki fotoğrafında görmek mümkün).
 |
 |
|
Schuberth J1’de kaskın sol yanındaki
sürgüyü kaydırmak yoluyla (soldaki fotoğraf) indirilen bir
güneşlik var. Elimizdeki kaskta güneşliğin dip kısmı , tam
sürücünün görüş hattı hizasına denk geliyor. Biraz daha indirmek
mümkün olsa da (sağdaki fotoğraf) elimizdeki kaskta güneşlik o
konumu koruyamıyor. |
Güneşlik
J1’de de Schuberth’in standart inip kalkan güneşliğinden var. Kaskın sol
yanındaki sürgü, güneşliği binicinin gözünün önüne indirip kalkıyor.
Bizdeki J1’in bir kusuru var: İndirilen güneşliğin tabanı,
binicinin görüş alanının merkezine denk geliyor. Kaskı deneyen üç farklı
binici aynı sorunu yakaladı.
Güneşliği biraz daha indirebiliyorum ama o konumunu
koruyamıyor. Bundan dolayı bu kusurun bizdeki kaska özel olduğunu tahmin
ediyorum. Yazık, çünkü J1’in güneşliğinin optik özellikleri S1 ve
C2’dekilerden üstün gibi. Güneşlik J1’de bilhassa faydalı olabilir çünkü
koca saydam yüz siperi, yuvarlak akvaryumlar gibi etki yaparak güneşin göz
kamaştırıcı ışığıyla ısısını büyüteç misali topluyor. Bu konuyu inceleyip
ileride yazıyı güncelleyeceğim.
Ben güneşliği “görüş alanımın hemen üstünde kalacak kadar
indirerek tepeden gelen güneş ışınlarını kısmen perdeleyecek konuma getirme”
yöntemini benimsedim.

Havalandırma
Schubert J1’in tek hava girişi tepeye yerleştirilmiş. Dış parçanın tamamı
ileri geri kayarak basit bir deliği açıyor ya da kapatıyor. Bu sayede
kafanın üst kısmında hava akımı oluşuyor. Birkaç adet çıkış deliği yine
kaskın tepesinde.
Kask içliği, iç tarafın tavan kısmını kapsamıyor. O bölgede
üç adet ince uzun kumaş yastık var ve bunlar cırtcırtlarla yerlerine
takılıyor. İçlik gibi bunlar da çıkarılabilir ve temizlenebilir özellikte
(ilk defasında tutkalla tutturulduklarını söylemiş ve yanılmıştık). Şerit
yastıklar, iç kısmı pek lüks göstermese de havanın aradaki kanallardan ve
binicinin tepesinden rahatça akmasına izin veriyor.
Son günlerde burası çok sıcak rutubetli, bu yüzden kaskın
gerçek havalandırma kabiliyetini tespit etmek biraz zor, fakat kafamın arka
ve yan tarafları normalden fazla ısınıp terliyor gibi. Yanlardan hava girişi
sağlamak için yüz siperini hafifçe kaldırmak mümkün. Gerçi bu da gürültü
seviyesini biraz yükseltiyor.
Fakat genel anlamda J1’deki havalandırmadan şikayetim yok.

Ivır Zıvır
Schuberth bu modelde de zamanın testinden geçmiş D halkalı kilit yerine
karmaşık “çabuk açılır” (kendiyle çelişen ifadelere bundan güzel örnek olmaz
herhalde!) kayış kilidi sistemini kullanmayı tercih etmiş. Daha önce
söyledim, yine söylüyorum: D halka kadar etkili ve pratik bir sistem bulmayı
başaramadık henüz. Kask üreticilerinin neden işe yarayan bir sistemi yeni
baştan icat etmeye kalktıklarındansa emin değiliz.
Bu arada, ABD’li potansiyel kullanıcılara kötü haberimiz var:
Schuberth J1, DOT onayına sahip değil ve Shuberth bu modeli ABD’de satmayı
düşünmüyor gibi görünüyor. Bununla beraber kask ECE 22-05 standardına uyuyor,
yani Avrupalı biniciler açısından kullanımı kanuni.
Sonuç
Şubert J1’i taktıkça daha çok seviyorum. Emniyet ve koruma açısından kapalı
kasklara kıyasla ne durumda olduğundan emin değilim ama bu tasarımın sunduğu
birçok avantaj var. Gürültü seviyesinin düşüklüğü de hoş bir sürpriz oldu.
Ayrıca biniciye kısıtsıza yakın bir görüş sağlıyor ki bu da emniyeti müthiş
arttıran bir etken.
| Ürün
İnceleme: Schuberth J1 Motosiklet Kaskı |
| Üretici:
Schuberth
Helme GmbH.
Designer
Helmets (UK); Nereden Alınabilir: Türkiye dağıtımcısı
Motomax. |
Tavsiye edilen perakende fiyatı: 400 -
450 avro |
Renkler: Gümüşi, Siyah, Mat Siyah
Boylar: XS’den XXXL’ye kadar |
Üretim yeri: Almanya
Sertifikalar: ECE 22-05 |
| Schuberth J1
’in 750x750 piksellik fotoğrafı (JavaScript penceresi) |
Not: webBikeWorld© ile adı geçen ürün, satıcı ve
üreticiler arasında hiçbir bağlantı ve mali alışveriş yoktur. Site sadece
bilgilendirme amaçlıdır. Bütün malzeme ve fotoğrafların telif hakları ©
webWorld International, LLC - 2001- 2009’ye aittir. Bütün hakları mahfuzdur.
Kayıt ve Şartlar
► Kullanıcı
Yorumları
Schuberth J1 hakkındaki yorumlarınızı
adresine bekliyoruz.